Yönetim Kurulu Başkanı'ndan

Tedarik Zinciri Yönetimi konusunda dünya genelinde yaşanan önemli pozitif gelişmelere paralel olarak ülkemiz özelinde ise iş dünyasının beklentilere cevap verebilecek bir olgunluğa malesef sahip olmadığımızı tespit etmemizi müteakip gerçekleştirdiğimiz araştırmalar neticesinde, ülkemizde bu alanda faaliyet gösteren ve fonksiyonun gelişmesine, olgunlaşmasına ve ülkemiz geneline bu alanda dünya standartlarında hizmet verebilecek mesleki bir sivil toplum kuruluşunun kurulu olmadığını belirledik ve kurucu üye şirketlerdeki arkadaşlarımızla birlikte bu misyonu edinerek yola çıktık.

 

Halbuki Avrupa geneline baktığımızda hemen hemen tüm ülkelerde bu tür sivil toplum örgütleri kurulmuş ve hatta bazıları otuz küsür yıldan beri faaliyet göstermekte ve kurumsal olarak fonksiyonun gelişmesinde önemli katkılar sağlamakta ve ülkelerinde alanlarında söz sahibi konumdadırlar. Pek tabiidir ki derneğimizin belli olgunluğa gelmesiyle birlikte işbu kuruluşlarla da yakın işbirliğine gidilecektir.

 

Şirketlerin uzun vadeli performanslarının arttırılmasında kilit rol oynayan Tedarik Zinciri Yönetimi’nin önemi, globalde mevcut olan ve ükemizdeki sınırlı sayıda kurumsal şirketler tarafından farkedilmiş olup, özellikle rekabetin en üst noktada yaşandığı bu yıllarda ‘’Sürdürülebilir ‘’ tedarik zincirine sahip olan şirketlerin önemli ölçüde rekabet avantajı sağlayacağı muhakkaktır.

 

Bu kapsamda dernek olarak tüzüğümüzde yer aldığı üzere, hedefimiz bir sivil toplum kuruluşu olarak fonksiyonun gelişmesine, düzenleyeceğimiz eğitimler, konferanslar, üniversiteler ile gerçekleştireceğimiz işbirlikleri sayesinde oluşacak yeni sertifikasyon programları, iş dünyasının beklentileri doğrultusunda KOBİ lere verilebilecek danışmanlıklar ve böylelikle daha rekabetçi firmalarımızın ortaya çıkması, ilgili devlet kurumları ile yakın ilişkiler kurulması vasıtasıyla devlet satınalma politikalarının oluşturulmasında katma değer yaratabilmek.

 

Tedarik Zinciri Yönetimi kavramı çerçevesindeki tespitlerim, önerilerim ve iyileşmeye açık alanlar;

 

  • Tedarik Zinciri yönetimi konusu şirket genel stratejilerinde mutlaka yer almalı ve her tedarik zinciri bölümünün kendi stratejisi oluşturulmalıdır.
  • Tedarik Zinciri Yönetimi bölümleri şirketlerin en üst seviyelerinde temsil edilmeli, merkezi bağımsız olmalı ve ayrıca yönetişim dahil gerekli tüm yetkilerle donatılmalıdır. Kesinlikle muhasebe, finans, dış ticaret, pazarlama gibi birimlerin içerisine entegre edilmiş olmamalıdır.
  • Tedarik Zinciri; tedarikçi, üretici, perakendeci/distribütör, müşteri/tüketici bütünü arasında malzeme, hizmet, bilgi ve para akışı sağlayan birimlerin tümünden oluşmalıdır. Eksik bir birim tedarik zincirinin işlevini aksatır ve bütünün tedarik zinciri yönetimi olarak adlandırılmasına engel teşkil eder.
  • Ülkemizde ise tedarik zinciri içerisinde bulunması gereken birimlerin dağınıklığına şahit oluyoruz. Örnek olarak bazı şirketlerde satınalma, lojistik ve ithalat/ihracat birimleri ayrı ayrı birimler halinde faaliyetlerini sürdürmektedirler.
  • Tedarik Zinciri Yönetimi bölümleri, bulundukları pazar içerisinde faaaliyet gösteren benzer şirketlerin Tedarik Zincirleri hakkında bilgi sahibi olmalı, iyileştirmeye açık yönlerini geliştirmeli, yenilikleri, gelişmeleri takip etmelidir. Hızla globalleşen ve sosyalleşen dünyada müşteri talepleri de hızla değişmektedir. Tedarik zincirlerinin hızlı talep değişimlerine adapte olabilmesi gereklidir. Şirketlerimiz alışagelmiş iş yapış şekillerini sürekli değiştirmelilerdir. Sonuç olarak gelişimleri takip etmeyen ve hızlı adapte olamayan şirketler pazardaki mevcudiyetlerini koruyamayacaklar ve tarih sayfalarında yer alacaklardır.
  • Ölçmeden yönetemezsin prensibinden hareketle, hem bölümlerimizin profesyonelce yönetilmesinde, hem de şirketlerimize sağladığımız katma değerin çok daha iyi anlaşılabilmesi için ilgili performans ölçümleri önemli olan her adımda yapılmalıdır ve yapılan performans ölçümleri neticesinde gerekli aksiyonların alınmasında gecikme yaşanmamalıdır.
  • Ülkemiz genelinde kurumsallaşmış şirketlerin dışındaki şirketlerde hiyerarşik bir yapı mevcuttur. Bu yapı, çalışanların yenilikçi düşünce yapısına, insiyatif almasına ve ekiplerin proaktif olarak çalışmasına mani olmaktadır. Tedarik Zinciri yönetimi bölümlerinde modern yönetim şekilllerinin uygulanması sağlanmalı, bireylerin ve dolayısıyla organizasyonların sürekli olarak yaratıcılığın ve yenilikçiliğin önü açılmalıdır.
  • Bireylerin mevcut eğitim seviyeleri organizasyonların gelişmesinde ve dolayısıyla başarısında büyük rol oynamaktadır. Başarılı organizasyonlar başarılı bireylerden oluşur. Tedarik zinciri konusunda ülkemizde geç bir algı oluştuğundan ötürü eğitim kurumlarının oluşumunu da son birkaç yıl içerisinde görüyoruz. Bu nedenden ötürü, sektörde yeterli eğitime sahip olmayan elemanların mevcut olduğu sıkça görülmektedir. Eğer Tedarik Zinciri bölümümüzün başarısını, fonksiyonun öneminin artmasını ve böylelikle toplumdaki algısını iyileştirmek istiyorsak, gerekli değişimleri hızla gerçekleştirmeliyiz.
  • Sürdürülebilirlik Tedarik Zinciri için olmaz ise olmazlardan biridir. Bu kapsamda tedarikçi seçimi, değerlendirilmesi ve sınıflandırılması son derece profesyonelce yapılmalıdır.
  • Hem kendi şirketimizde etik değerlerin olgunlaşmasına ve uygulanmasına öncülük etmeli hemde tedarikçilerimizle yaptığımız sözleşmelerde etik değerlerin sözleşmenin bir parçası olmasını sağlamalıyız. Tüm tedarikçilerimize eşit mesafede durmayı unutmamalıyız.
  • Bilişim sistemleri Tedarik Zinciri Yönetimi içerisindeki tüm birimlerin entegre olarak kullanabildiği bir sistem olmalıdır. Sistem, kullanıcı dostu ve anlaşılabilir olmalıdır. Mevcut süreç ve ilgili IT aplikasyonlarımızın sürekli iyileştirilmesini temin etmeliyiz. Böylelikle tüm sürecin kayıt altında olmasını hemde verimliliğimizin artması sağlanacaktır.
  • Yetkinliğimizin yeterli olmadığı süreçte ilgili hizmeti dışarıdan almaktan çekinmemeliyiz.

 

Saygı ve selamlarımla.

Tedarik Zinciri Yönetimi Derneği Başkanı

Tuğrul Günal